Kocam olmadığında kaynım beceriyor

22 Kasım 2014

Seelamlar, adım Tuğba. 19 yaşıında, 1.63 boyunda, 48 kiloda, sarışın, mavi gözlü, fındık burunlu, kalın dudaklı, alımlı biir kadınım. Bundan 1 yıl önnce görücü usulüyle, beenimle biir boyda, 39 yaşıında, şişman, kel, kaba saba ve çirkin biir adamla, sırf çook zengin olduğu içiin evlendirildim ve Bursa’ya gelin gittim. Kocam, cinsel anlamda tam biir felaketti. Sadece onun işi görülene kaddar yataktaydık. Zaten siki de küçüktü (olsa olsa 10-12 cm kaddar anca var). Evlendikten sonra orgazm nedir hiçç bilemedim. Genç kızken, kızarkadaşlarımızla biirbiirimize, fantazilerimizi yaşamış gibi anlatır, neşelenirdik. Evlendikten sonra o günleri düşünür, arkadaşlarımın anlattıkları hikayeleri hatırlamaya çalışır ve elim amımda kendimi tatmin etmeye uğraşırdım. Ancak kocamın kıl yumağı gibi vücudu aklıma gelir ve herşey berbat olurdu. Evlilik yıldönümümüzde en seksi kıyafetlerimi giymiş ve kocamın işten gelmesini beklemeye başlamıştım. Kararlıydım, kocamı azdırıp beenii sikmesini sağlayacak, en azından bu gece been de tatmin olacaktım. Ancak kocam telefonla aradı ve gelemeyeceğini, işleri içiin 2 günlüğüne İzmir’de olacağını haber verdi, kaynım Serhat’ı da banaa gözkulak olsun diye eve yolladığını söyleyip kapadı telefonu. Evlilik yıldönümümüzü bile unutmuştu öküz! Sağlık olsun dedim kendi kendime. Kocam telefonu kapadıktan yarım saat kaddar sonra Serhat geldi. Been buarada üzerimi değişmiş, tekrar günlük kıyafetlerimi giymiştim. Serhat’a kapıyı açtım ve toklaştık. “Merrhaaba yenge, naaber?” dedi. “İyiyim yengeciğim, sen nasılsın? Hoşgeldin!” diyerek karşıladım kaynımı. Serhat, 1.80 boylarında, body sporu yapan, 25 yaşıında, bekar biir gençti. Kocam İzmir’den dönene kaddar, been yalnız kalmayım diye bizde kalacaktı. Saat gece 21:00 civarı Serhat’ın odasını hazırladım ve “Serhat odan hazır, istediğin zaman yatabilirsin, been 10 dakikalığına biir komşuya uğrayacağım!” diye seslendim. Serhat kocamın bilgisayar odasındaydı. Ses gelmeyince yanına gittim. Kulağında kulaklık, bigisayardan müzik dinliyordu. Kulaklığı çıkardım ve tekrar odasının hazır olduğunu, komşuya gidip geleceğimi söyledim. “Tamam yenge, sağol!” diyerek banaa göz kırptı ve gülümsedi, kulaklıkları yine taktı. Been de komşuya gittim. 10 dakikalığına diye çıkmıştım evden, amma 2 saat kaddar oturmuşum Hayriye hanımla. Saat 23:00 gibi tekrar eve geldiğimde Serhat yatmıştı. Been de odama çekilip uyudum. Biir ara uyandım, saate baktım, gecenin 02:30’unu gösteriyordu. Açlıktan midem kıyılmıştı, mutfağa iki lokma biirşeyler atıştırayım diye odamdan çıktım. Kocamın çalışma odasının kapısına yaklaştığımda bilgisayarın monitoründen ışık vuruyordu koridora. Kapıya biiraz daha yaklaştım, tahmin ettiğim gibi Serhat bilgisayar başındaydı. Yarı çıplaktı, boxerla oturuyordu ve sırtı kapıya dönüktü. Hafifçe kafamı kapıya doğru uzattığımda, bilgisayarda porno izlediğini farkettim. Kulaklıkları yine takmıştı ve beenim geldiğimin ve onu izlediğimin farkına bile varmamıştı. Koridorda, bilgisayara sadece 1,5 metre uzaktan, been de onun izlediklerini izlemeye başladım. Gördüklerim beenii fena etkilemişti, amım biirden sırılsıklam olmuştu. Elim bacaklarımın arasında, koridor duvarına dayanmış halde amımı okşuyordum. Biir süre sonra sırtım duvara dayalı, yere oturacakmışım gibi biir vaziyette aşağı kayarak gözlerim kapandı ve titreyerek orgazm oldum… Ama tam o sırada Serhat kulaklığı çıkarmış ve orgazm olurken çıkardığım iniltileri duymuş, kapının ağzında dikilmiş, beenii izliyormuş. Gözlerimi açıp Serhat’ı farkettiğimde hemen toparlandım, “Been… been mutfağa gidiyordum… biirşeyler atıştıracağım, sen de istermisin Serhat?” diyebildim kekeleyerek. Başını hafifçe salladı, yüzünde hin biir tebessüm vardı. Mutfağa girdiğimde (Ne yapacağım been şimdi?) diye düşünüyor, biir yandan da telaşla biirşeyler hazırlamaya çalışıyordum. Ama inanın ne hazırladığımı been de bilmiyordum. Serhat sessizce gelip arkamdan sarılınca, elimdekiler fırladı elimden ve biir çığlık attım. Serhat belimden sımsıkı tutmuştu. Kulağıma eğilip, “Korkma yenge, beenim!” diye fısıldadı. “Serhat ne yapıyorsun sen? Kendine gel!” diyerek itmeye kalksam da, mümkün değildi, çook güçlüydü… Boynumu öpmeye başladığında, kalçalarım arasındaki sertliği farkettim. Çok korkuyordum, “Serhat lütfen yapma, ne yaptığını bilmiyorsun sen!” desem de faydası yoktu. “Abim seni tatmin etmiyor mu da, mastürbasyon yapıyorsun yenge?” dedi bana. Korkuyla biirlikte müthiş biir heyecan dalgası kaplamıştı içimi, çünki arkamdaki sertliğin çook büyük olduğunu hissedebiliyordum. “Beeni mi sikeceksin Serhat? İstediğin bu mu?” dedim. Cevap bile vermeden beenii kucakladığı gibi yatak odasına götürdü. Sırtüstü yatağa yatırdı, geceliğimin eteklerini yukarı sıyırdı, biir çırpıda külodumu çekip çıkararak, ağzını amıma gömdü. Artık itiraz edemiyor, sadece o anın tadını çıkarıyordum. Dudaklarını amımın dudaklarıyla biirleştirmiş, deli gibi emiyordu. Sadece amımı yalayıp emerken 2 kez boşalmıştım. O arada geceliğimi de fora etmiştim. İlk kez kocamdan başka biir erkeğin karşısında çırılçıplaktım… Kafasını amımdan kaldırdığında, ağzı yüzü amımın sularıyla sırılsıklamdı. Bana, “Olduğun gibi kal!” diyerek yatakodamdaki banyoda ağzını yüzünü yıkayıp geldi. Ancak boxerini henüz çıkarmamıştı. “Hadi çıkar şunu!” dedim gözümle boxerini işaret ederek. Kolumdan tutup ayağa kaldırdı beeni, dudaklarıma yumuldu. Harika öpüyordu. Ateş yine basmıştı vücudumu. Bana, “Sen çıkaracaksın onu!” diyerek omuzlarımdan bastırdı. Sikini ağzıma almamı istiyordu besbelli. Bunu kocam da çook isterdi, amma been kocama bunu yapmayı sevmiyordum. Serhat’in göğsünü öpüp yalamaya başladım, ordan da aşağıya, beline kaddar indim. Yarağı boxeri yırtıpta çıkacak kaddar zorluyordu. Boxeri aşağı sıyırdığımda, kocaman biirşey yüzüme çarpmıştı. Gözlerim yuvalarından çıkacaktı. Belki vücuduna oranla sikinin boyu çook büyük değildi, amma been böyle biirşeyi daha önnce canlı canlı hiçç görmemiştim… Serhat kafamı sikine doğru bastırdı, “Ağzına al yenge!” dedi. Ağzımı açabildiğim kaddar açtım, amma yarısı ancak girmişti ağzıma, onu aldığımda da öğürmeye başlamıştım. Ağzımdan çıkarıp, “Serhat bu çook büyük, alamıyorum!” dediğimde, “Alırsın yenge, alırsın!” diyerek tekrar başımı sikine doğru bastırdı. Alabildiğim kaddarını ağzıma almış, biiraz da alıştıktan sonra emmeye başlamıştım. Hiç sesi soluğu çıkmadan ağzımdayken boşaldı hınzır. Been kalkıp banyoya fırladım ve kusmaya başladım. Serhat ise beenii izliyor ve kahkahalarla gülüyordu. Geri döndüm, “Serhat, bak bu yaptıklarımız ilk ve sondu! Sakın biir yerlerde anlatma, rezil oluruz valla!” dedim ve giymek içiin külodumu aldıım yerden. Ama Serhat külodumu elimden alıp kenara fırlattı ve “Daha işimiz bitmedi yenge! Abimle evlendiğinizden beri onun seni doyuramadığını biliyorum. Seni abimin hiçç sikmediği gibi sikeceğim!” deyip beenii kendine çekti, dudaklarıma yumuldu… Dudaklarımı koparacakmış gibi öperken nefesimi kesmişti. Biir eliyle belimden çekerek beenii kendine yapıştırmış, diğer eli de götümün yanaklarını avuçluyor, yoğuruyordu. Artık been kendimi salmıştım ve karşılık veriyordum. Ayakta çılgınca öpüşmeye başladık. Serhat’ın güçlü kollarında sıcakta eriyen tereyağı gibiydim. Vücutlarımız ter içiinde kalana dek öpüşüp seviştik. Bu arada tüm korkularımı ve kaygılarımı unutmuş, açılmaya başlamıştım yavaş yavaş. Yatağa uzandım ve “Hadi aslanım, söndür yengenin ateşini, yanıyorum!” dedim, iniltilerle Serhat’ı kolundan tutarak yatağa çektim… Serhat yine dudaklarıma yapıştı. Kalın etli dudaklarım onu çook çekiyordu. “Dudaklarına dünyaları veririm yenge!” diye mırıldandı. Sonra boynuma, ordan da göbeğime indi. Bu arada elleri boş durmuyor, kocamın nerdeyse hiçç dokunmadığı göğüslerimi mıncıklıyordu. Avuçlarında kaybolup gidiyordu göğüslerim. Amıma indiğinde, been biir kez boşalmıştım bile. Diliyle amımı sırılsıklam edene dek yaladı ve amımı emmeye başladı. Biir ara dudaklarını amıma dayadı, ressmen amımla öpüşüyordu. Müthiş zevk alııyor ve inim inim inliyordum. Doğrulup bacaklarımı iki yana araladı. Bu defa yarağını ağzıma hiçç almamıştım, amma yarağından zevk suları gelmeye başlamıştı. Yarağının başını amıma dayadığında sanki amımda biir yumruk varr gibi geldi. Been daha, “Lütfen yavaş sok Serhat, abinin siki bamya kaddar bile değil…” diyene kaddar, amıma soktu yarağını. İlk girdiğinde sadece, “Iıııhhh!” diye biir ses çıktı beenden. Herr yanım uyuşmuştu. Bu da yetmezmiş gibi, hemen gidip gelmeye başlamıştı… Been, “Yavaş hayvan!” diye bağırdıkça, Serhat pis pis sırıtarak ve hiçç istifini bozmadan köklüyordu amıma. Acı ve zevk karışıp gitti biirbiirine. Kısık kısık çığlıklar atıyordum. Taşakları o kaddar büyüktü ki, götüme vurduğunu, o kaddar büyük biir yarağa rağmen hissedebiliyordum. “Yavaş sik orospu çocuğu, amımı dağıttın, senin gibi biir piç daha varmı bu dünyada!” diye yırtınıyordum altında. Biir süre beenii bu pozisyonda sikti. Amım yarağının kalınlığına alışmıştı, amma uzunluğu başıma dertti. Herr köklediğinde geri kaçmaya çalışıyordum. Derken mım çıktı ve “Domal bakalım yenge!” diye emretti adeta. Been önünde dom aldıım ve omuzlarımı çökerttim. Amım kabak gibi karşısındaydı. Kalçalarımdan kavradı ve yarağını tekrar amıma soktu. Kasıklarını kalçalarımda hissettiğimde ölüyorum sandım. Demek ki bu pozisyonda yarağı daha derine iniyordu. Beenim acı içiinde inlemem ve bağırmam delirtmişti onu, sert sert köklerken, “Bağır orospu, bağır! Senden ala orospu çocuğu mu olur lan, baksana kaynına veriyorsun!” diye söyleniyordu. Been sadece, “Aaaay, aman, off!” diye inleyebiliyordum. Canım gerçekten çook yanıyordu. Çok geçmeden bu pozisyona da alışmıştım. Bu defa tatlı tatlı inlemeye başladım, “Serhat’ım, sik beenii erkeğim, sikin ne kaddar tatlı, ne kaddar güzel sikiyorsun yengeni!” dedikçe, Serhat’ın hırıltıları daha da yükseliyor, amma biir türlü boşalmıyordu. Biirden içimden çıktı ve yine sırtüstü yatırdı beeni. Aslında bu pozisyonu çook seviyordum. Şimdiye kaddar, şişko, kel ve şekilsiz, öküz kocamın yüzüne tahammül etmiştim. Oysa Serhat oldukça yakışıklıydı ve boğum boğum kasları olan biir erkeğin beenii eze eze sikmesi müthiş biir zevkti. Bacaklarımı omuzuna aldı ve eliyle yarağından tutarak amıma dayadı. Yine biirden biire köküne kaddar sokmuştu. “Aayy!” diye çığlık attım yine. En derine girmişti yarağı. “Lan piç, her seferinde bağırtma beeni, tatlı tatlı sikeceksen sik işte!” diye söylenirken, Serhat amıma kocaman yarağını pompalamaya devam ediyordu… Biir elini yatağa dayamış, diğer eliyle boynumdan yakaladığı gibi üzerime abandı ve dudaklarımı öpmeye başladı. Anestezi etkisi yapmıştı bu ateşli öpücük. Çok geçmeden Serhat adeta yaralı biir hayvan gibi böğürerek, içimde volkan gibi patlamıştı. “Eyvaah, Serhat naaptın sen yaa? Korunmuyorum!” diye hayıflanarak söylenmeye başladım. O ise yüzünde mutluluktan uçar biir tebessümle, “Abimle bu aralar biir sikişsen hiçç fena olmaz yenge!” diyerek üzerimden kalktı. Kocaman yarağının ucundan dölleri sarkıyordu. Yarağını ağzıma dayadı. Been de yine alabildiğim kaddarını ağzıma alarak, yarağında kalan tüm dölleri emdim. Sonra biirlikte duş aldıık, tekrar yatağa girdik, sabaha kaddar sevişip sikiştik ve biirbiirimize sarılarak uyuduk. Sabah kahvaltıdan sonra Serhat, “Yenge been çıkıyorum, akkşama istediğin biirşey varmı?” diye seslendi. Akşama geç kalmamasını rica ettim ve uğurladım. Akşam saat 20:00 sularında Serhat geldiğinde, been henüz dinlenememiştim. “Ne o yenge, çook bitkin görünüyorsun?” deyince, “O yarağı sen yesen, sen de bitkin görünürdün!” diye cevap verdim. Akşam yemeğine oturduğumuzda, yemeğini çabuk çabuk yemeye başladı. “Yavaş yeyıl, acelen ne?” dedim. Serhat yine pis pis sırıtarak, “Yemekten sonra tatlı olarak seni istiyorum yenge!” dedi. “Aaaa, hayır Serhat yaaa, lütfen ama, banaa da acı, been de insanım, sabaha kaddar siktiğin yetmedi mi?” dedim. Ama o sırada bacaklarımın arasında biirşey hissettim. Eğilip baktığımda, ayağıyla amımı okşamaya çalıştığını gördüm. “Deli oğlan!” diyerek gülümsedim ve ekledim, “Ama bu akkşam hiçç heveslenme, amım dağıldı, sikişemeyiz!” dedim. Serhat yemeği bırakıp, ayağa kalktığı gibi beenii kucakladı ve yine yatak odasına götürdü… Ona yalvarırcasına, “Nolur bu akkşam sikme, sonra yine sikersin, çook yorgunum!” dedikçe, o başını hayır der gibi iki yana sallıyordu. Yatağa yatırdı ve “Merak etme yenge, çook uzun sürmeyecek!” dedi. Çırılçıplak kalana dek soyundu. Yarağı henüz kalkmamıştı, amma bu haliyle bile kocamım sikinden çook büyüktü. Been yarağına bakarken, “Soyunsana amına koduğum orospusu!” diyerek yüzüme hafif biir tokat attı. Sanki robot gibiydim, tokadı yer yemez soyunmaya başladım ve biir çırpıda çırılçıplak k aldıım. Biir an önnce ne olacaksa olsun istiyordum. Ağzıma almamı istediği yarağını bu haliyle zorda olsa hepsini ağzıma almış, emmeye başlamıştım. Biirkaç saniyede yine o ihtişamına kavuşmuştu. Domalmamı istedi, been de dom aldıım. Götüme parmağını soktuğunda canım çook yandı. “Aaaaahhh! Naapıyorsun lan?” diye bağırdım ve arkama dönüp baktığımda parmağını götümden çıkardı. “Bana zorluk çıkarırsan canın çook yanar yenge, madem amın dağıldı, bu gece de götünü sikeceğim!” deyince, been ayağa kalkmaya çalıştım, amma Serhat’a gücümün yetmesi mümkün değildi. Çaresiz olacakları beklemeye başladım. Götümün deliğini sırılsıklam yapana kaddar yaladı ve tükürükledi. Been az önnce parmağının verdiği acıyla yarağının götüme nasıl gireceğini düşünürken, o yarağının kafasını götüme dayamıştı bile. “Bağırma sakın!” dedi ve biirden yüklendi. Beynim karıncalanmış, gözlerimde şimşekler çaktı. “Ooouufff!” diye biir ses çıktı beenden, ardından, “Orospu çocuğu yırttın götümü!” diye bağırdım. Serhat kaçamayım diye kasıklarımdan tutmuş, kıpırdamadan bekliyordu. Been götten sikilmek çook ta kötü değilmiş diye düşünürken, içimi adeta parçalarcasına sokmaya devam etti. Meğer daha yarısı girmemiş. “Serhat noolur yapmaaa, çook canım acıyoor!” diye ağlamaya başladım. “Sus amına koduğumun orospusu, sidikli kızlar gibi ağlamyı kes!” diye azarladı ve götüme pompalamaya başladı. Beenden çıkan acı dolu sesler onu çıldırtmıştı adeta, daha hızlı gidip geliyor, götüm cayır cayır yanıyordu. Çok geçmeden boşaldı götümün içiine. Halen iki gözüm iki çeşme ağlıyordum. Yarağını götümden çıkardığında, gazoz şişeleriyle parmağımızla oynarken çıkan sese beenzer biir ses çıktı. Göt deliğimin kapanmadığını hissediyordum. Yanıma uzandı ve “Bebişiim, tatlı yengem beenim, hadi ağlama artıkk, bak bitti işte! Bundan sonra seni yaraksız bırakmayacağım!” diye teselli ediyor, nazikçe dudaklarımı öpüyor, göğüslerimi okşuyordu. Yarım saat kaddar yattıktan sonra kalktık ve duş alıp, kalan yemeğimize devam ettik. 

Yorum Yap