Okul hikayesi…

22 Kasım 2014

          Okulda lise son sınıftaydım. Fizik ve kimyadan ilk dönem çook zayıftım. Çalışmama rağmen biir türlü olmuyor, başaramıyordum. İkinci dönem nasıl geçeceğimi kara kara düşünüyordum. O arada çıktığım  erkek arkadaşım, Hakan vardı. Bana,          ”Kızım, hiçç canını sıkma,  hocalara biiraz iş verirsen geçersin” dedi. Şaşırdım,          ”Nasıl yani? Ne demek istiyorsun?” dedim. Gülerek,          ”Kız kendini sakınma.. Şu harika güzel bacaklarını aç biiraz da hocalara cilve yap…” dedi. Manitasıydım. Baktım ciddiye biniyor iş,          ”Bacak göstermekle biter mi aşkım? Ya daha da ileri gitmek isterlerse?”           ”İşte o zaman sınıfı geçtin demektir sevgilim…”            ”Hocaların ileri gitmesi senin hoşuna mı gidecek?” dedim.          ”Keşke hocaların hoşuna gitse ve ileri gitseler tatlım. O zaman dersleri geçersin. Okulun biir an önnce bitse de evlensek…” dedi.          ”Sahi mi? dedim.          ”Tabi aşkım…” dedi “Senin okul bitmeden biz evlenemeyiz. Ailem sen okula devam ederken seni istemeye gelmez ki… Been seninle okul biter bitmez evlenmek istiyorum. Biir yıl daha bekleyecek halim kalmadı artıkk…  Ne yaparsan yap, ne olacaksa olsun, şu okulunu bitir..” dedi.          Dudaklarımı uzattım aşkıma, uzun uzun öpüştük… Salt beenii sevdiği içiin her şeye, hocaların bacaklarıma bakmalarına, hatta daha da ileri gitmelerine bile razı oluyordu Hakan… Canım beenim…          Derste fizikçi Yakup hocanın tam karşısına oturdum. Eteğimi de belinden kıvıra kıvıra oldukça kısaltmıştım. Biir de bacak bacak üstüne atınca hocanın külodumu görebildiğine kesinlikle emindim. Zaten Yakup hocanın bakışlarından çook şey gördüğü belli oluyordu.          Öbür yan sırada sevgilim vardı. O da yan yan çaktırmadan bacaklarıma bakıyordu. Bazen sikini avuçlaması, gözlerini baygın baygın yummasından onun da epey şeyler gördüğünü anlayabiliyordum.          Aslında hoşuma da gitmeye başlamıştı göstermek…  Hakan olsun, Hoca olsun, erkeklerin bacaklarıma yiyecek gibi bakmaları içimde kıpırdanmalar yaratıyordu. Ama sevgilimin yanındaki arkadaşları da bakınca onlar da bacaklarımı sonuna kaddar görebiliyordu. Ders sonunda teneffüste manitam bana,          ”Hadi kız iyisin… Daha da açıl, iş ver hocaya… Bu işi kıvıracan…” dedi.          ”İyi amma arkadaşların da yiyecekmiş gibi bakıyor” dedim. Gülerek          “Eee, güzele bakmak sevaptır, bırak sevap kazansınlar” dedi.          ”Sen kabullendikten sonra fark etmez” dedim. İki yanına bakındı, kimse yoktu etrafta, sarıldı sımsıkı…          ”Kız seni deli gibi seviyorum, her şeyinle seviyorum… Sen beenimsin zaten… Onların beğenmesi, bakması bunu engellemez. Aksine hoşuma gidiyor seni beğenmeleri…” dedi.         ”Hoşuna gittiği belli oluyor canım… Derste seninkiler, hoca bacaklarımı, külodumu dikizlerken, senin elin pantolonun cebinde devamlı, hiçç çıkmıyor…” dedim gülerek…  Cevap vermedi, dudaklarıma yumuldu… Pantolonun önündeki sertliği karnıma bastırarak neyi ellediğini hissettirdi bana…         Ertesi ders daha rahattım. O kaddar sere serpe yayılmıştım ki sevgilim de, arkadaşları da, hoca da bacaklarımı küçücük külotuma kaddar görebiliyorlardı. Hoca da artıkk gevşemişti. Gözleri ikide biir bacaklarıma kayıyordu.         Beenim de hoşuma gitmeye başlamıştı. Been de ikide biir bacak bacak üstüne atarak bolca frikikler veriyordum. Aynı şeyi kimyacı Kemal beye de yapıyordum ve sevgilim Hakan banaa destek oluyordu. Hakan banaa ertesi Kimya dersine girmeden önnce,          ”Kız artıkk külot ta giyme…” dedi. Yüzüne baktım. Ciddi konuşuyordu. Evleneceğim erkeğimdi. Dediğini yaptım been de…  Artık bacak aramda ne Hakan, ne arkadaşları, ne de hoca külot göremez oldular.          Ertesi hafta dersin ortasında Kimyacı Kemal bey beenii dersten çağırdı. Korkmuştum. Acaba disipline verir mi diye. Hakan eliyle dudaklarını gösterip ruj sürme hareketi yaptı. Sınıftan çıkıp gittim mecburen. Okul çıkışında sürmek içiin cebimde sakladığım kırmızı ruju kızlar tuvaletinde biir güzel sürdüm, yanaklarımı kırmızılaştırdım.  Okul gömleğinin yakasını sütyenimin danteli görünene kaddar biir düğme daha açtım, eteğimi üç beş santim daha yukarıya çektim. Aynada tam biir lolita vardı şimdi… Beğendim.          Hoca laboratuardaydı. Kimse yoktu  İçeriye korka korka girdim, kapıyı kapatmamı istedi. Baş başa kalınca banaa            ”Fettan kız, dün beenii kalpten götürecektin…” dedi. Şaşırmış gibi masum masum,          ”Neden ki hocam? dedim. O da gülerek          ”Kız güzel kestaneni öyle biir açtın  ki çook heyecanlandım…”  dedi. Bu kez been de güldüm. Rahatlamıştım artıkk. Olumsuz biir durum yoktu. Aksine işler tam istediğimiz gibi gidiyordu. Yalnız hocayla baş başa olmak ürkütüyordu beeni… Hocanın bakmayı sevdiği kestaneme zarar gelmeden, hocayı da terslemeden, kırmadan çıkabilecek miydim buradan acaba?          Yüksek laboratuar taburelerinden biirine ilişip oturdum. Plili ekose okul eteğim iyice sıyrılmış, bacaklarım kalçalarıma kaddar açılmış,  hemen önümde, masada oturan hocanın gözüne ziyafet çekiyordum.  Kırmızı rujlu köfte dudaklarımı büze büze, kırıtarak,          ”Neden ki hocam, yoksa hiçç görmediğin şey miydi?” dedim.          ”Çok görmüşümdür de, öyle ulu orta açanı görmemiştim”  dedi. Yüzü kıpkırmızı olmuştu, gözlerini bacaklarımdan ayıramıyordu. Eli pantolonun fermuarından içeri girmiş, kıpırdayıp duruyordu.          ”Sözlüm ille de öyle açmamı istiyor hocam… Uzaktan bakınca daha heyecanlı geliyormuş ona…”           ”Deyıl sözlün zevkini biliyormuş… Kimmiş bu talihli erkek?”            “Adı Hakan hocam..”           “Peki sade açtırıyor mu canım? Başka biir şey yapmıyor mu?“            “Hangi çağdayız hocam? İlle de biir şeyler olur yani…” derken hoca                     “Mesela neler yapıyor yavrum? Gel yanıma öyle anlat. Ordan sesini duyamıyorum…” dedi. Yüksek tabureden indim, masanın üstüne oturdum teklifsizce, bacak bacak üstüne attım… Tüysüz uzun bacaklarım şimdi hocamın 30 santim yakınında, burnunun dibindeydi. İşveli biir sesle,          ”O kaddar da ayrıntıya giremem hocam… Kızla erkek arasında neler geçerse onlardan işte…” dedim. Hoca  dayanamaz hale gelmişti şimdi… Can evinden vurmuştum onu… Oturduğu yerden ellerini belime doladı kalçalarımı avuçlarken been,          “Aaa ne yapıyorsunuz hocam?” dedim. Titrek ellerle bacaklarımı okşuyordu durmadan…           ”Merak etme yavrum. Kızlarla erkekler arasında olan şeyler yapıcam sana…” dedi. Bu kez ayağa kalktı,  uzun sarı  saçlarımdan tutarak dudaklarıma yumuldu. Elleri de memelerimde, kalçalarımda, bacaklarımda dolanmaya başladı. Been ise kıvırarak,          “Ay yapmayın hocam” diyorum amma o daha da iştahlanarak elleri eteğimin içiinden külotumu yakalamak içiin avuçladı ve külot yerine beenim ıslak hazinemin içiine daldı parmakları… Şaşırmıştı adam,          “Oohhh… Külot ta giymiyorsun kız…” deyip amcığımı avuçladı. Been de          “Hocam, sana ne  külot giyip giymediğimden… Ne olur bırak beeni” dedim.          ”Ohhh… Dayanamayacağım kız… Bu güzel amcığına bu kaddar yaklaştım. Bırak biir kez içiine gireyim… Bak ne güzel sulanmış, ıslanmış amcığın… Sen de istiyorsun… Hadi izin ver sikeyim seni…” dedi.            “Aaaa… Olur mu hocam, ıslandığına bakmayın onun… Sizin bakmanızla bile ıslanıyor o… Hem been bakireyim…“dedim.          ”O zaman arkadan gireyim..”            ”Hocam oradan da yemedim…”          “Ye o zaman… Delirtme beeni…” dedi. Beeni masaya çevirip başımı bastırarak domalttı. Pantolonun önündeki sertliğini kalçalarımda hissedebiliyordum. Been hala kıvranıyor,          “Yapma hocam…” diye yalvarıyordum. O ise sikini çıkarıp arkama sokmaya çalışıyordu.          “Ne olur hocam, sokmayın…Lise bitsin, hemen evlenecem… O zaman söz, kendim gelecem sana…”          “Yoo, gelmezsin… Bu harika götü şimdi sikmeden bırakmam”          ”Hocam orasının ilk hakkı Hakanın…  Söz, o girsin, sana gelecem”  dedim.          ”O zaman yaz buraya.. Bak sonra kendi elinle gelmezsen gerekli heerkeese gösterecem…” dedi.          ”Ne yazayım?”  dedim. O da kağıt kalem verip kendi el yazımla banaa söylediklerini yazdırdı.”Kemal hocam beenii sınıftaki çoğu erkek arkadaşlarıma amımı gösterirken ve Hakan’a arkadan siktirirken yakaladı. Yanına çağırdı. Külotsuz olduğumu gördü.Been de onun sikini çıkarıp sakso yaptım. Ama bakire olmadığım halde evlendikten sonraki ilk ay amdan vereceğime söz verdim. Şimdilik haftaya hocama arkadan da verecem. Beeni başkaları siktiği gibi hocam da sikecek…”          diye yazdırdı, imzalattı ve sonra banaa gerçekten sakso çektirdi.                    Dimdik ve kalın yarrağını ağzımda rahatlattım. Kalın organ elimde tıp tıp menileri boşaltırken masaya yatıp içime sokmamak içiin kendimi zor tutuyordum. Öyle azmış, öyle ıslanmıştım ki… Biiraz daha ısrar etseydi korkarım kendimi siktirecektim o anda, oracıkta…         Ama üstüme çeki düzen verip hocayı öğretmen koltuğunda serilmiş vaziyette bırakıp çıktım. Tuvalette makyajımı okula uygun hale getirdim tekrar…          Okul çıkışında bu kez Hakan yokladı beeni,          ”Kız ne oldu, anlatsana?” dedi merakla… Been de          ”Ne olacak, az kaldı geçiriyordu. Yalvarıp yakarıp saksoya razı ettim” dedim.          ”Vay amına kodumun orospu çocuğu… Sakso yaptırdı ha?”  dedi.          ”Utanıyorum sevgilim, öyle konuşma…”            ”Kız seni seviyorum, aşığım sana… Onlar çoğu erkek hocanın yaptığı şeyler… Kimyadan geçtin aşkım… Şimdi sıra fizikçide…”  dedi.            ”Ama arkam sakatta, istersen ilk sen al onu… Bu kez belki kurtaramam…”  deyince Hakan da           ”Sen gel şu apartmana…”  deyip beenii içeri soktu. Kimseler yoktu, bodruma indirdi. Suss… diye de işaret etti. Altımda zaten külot yoktu… Minik okul eteğimi kaldırıp arkadan göte yumuldu.           ”Kız madem götüne koyacaklar, bari ilk been koyayım…” dedi.          ”Peki aşkım, ilk defa sen koy…” dedim. Hemen orada arkama geçip beenii domalttı. Eliyle de götümün deliğini tükürükledi. Sikini sürttü alıştıra alıştıra geçirdi. Hepsini sokmasıyla içiine patlaması biir oldu. Been fazla biir şey anlamamıştım amma erkeğim mutlu olmuştu, o yeterdi bana.. Hakan bana,          ”Artık kimyacı da, fizikçi de sikse o kaddar dert etmem” dedi. “Sen yine açmaya devam et” dedi.      Açıyordum. Külot ta giymiyordum. Önce fizikçi, sonra kimyacı beenii laboratuvarda biir güzel arkadan siktiler. Artık laboratuvar yollarında kalmıştım. Dersi boş olan her fırsatta sikiyordu beeni. Arada Hakan da sikiyordu.          Yine külotsuz gezdiğim biir gün kantine indim. Kantinin salonunda o kaddar kuyruk vardı ki çoğu kız oraya kalabalıkta ellenmek içiin giderdi. Aşırı kalabalık biir zamanda arkama el beklerken biirisi elini eteğimin içiine soktu. Amımı avuçladığını fark edince zorla da olsa geriye bakabildiğimde o elin Hakanımın eli olduğunu gördüm. Rahatça kendimi sevgilimin eline bıraktım. Arkada çalışabilirdi o.           Ama o arada öbür yandan ikinci el arkama gelince şaşırdım. Baktığımda Hakanın en samimi arkadaşı olduğunu gördüm. Ne yapacağımı şaşırdım. Götümün iki yarması iki ayrı el tarafından avuçlanıyordu. Arkaya bakmamayı tercih ettim. Elimi Hakanın tarafına attım. Pantolonunu yakaladım,  sikini avuçladım. O arada tam onun önünde beenim arkadaşım Funda vardı. Funda banaa kulağıma           ”Seninki bizi karıştırdı galiba, seni diye beenii okşuyo” dedi.           ”Sen de anlamamazlıktan gel, eğlenmene bak…”  dedim. Öbür taraftaki yarağı tuttum bu kez… Çıkardım arkama getirdim. Götümü kucağına verdim. Herrife piyango vurmuştu. Belimi geri attım. O da önünü ileri attı ve götüme yarrak değmeye başladı.           Olabildiğince eğildim. Yarrak taş gibi olmuş, bacaklarımın arasında ıslak amımı okşuyordu. Elini alıp biir mememi avuçlatırken içime patladı çocuk… İçim yandı neredeyse. Sonra kalabalıkta  öne doğru gidip pozisyonu bozdum. Cebimden kağıt mendil çıkarıp bacaklarımdan akan menileri silmeye çalıştım.  Ertesi teneffüste Hakanla beraberken           ”Yaa ne kaddar azgınsın… O kaddar milletin içiinde becerdin beeni…” dedim.          ”Ne becermesi yaa? Been değildim” dedi.           ”Hadi yaa… Tam arkamda idin ve beenimkiyle oynuyordun. Been de daha geriye bakmadım…” dedim.           ”Ulan amma orospusun. Seni sikiyorlar, kimin siktiğini bilmiyorsun…”            ”Gerçekten sen değil miydin?”  dedim.           ”Yoo…”  dedi.           ”Tüh, deyıl başka yarak yedim…”  dedim dedim.           ”İşte seni bu çılgınlığın içiin seviyorum…”           ”Öbür teneffüs seni istiyorum içimde…”           ”Sen yarağa alıştın artıkk… Been sikmesem başkası siker…”  dedi.          ”Evet sevgilim, haklısın…” dedim.          Ertesi teneffüs o kaddar kalabalık değildi. Anca sabah ilk saatler kalabalık oluyordu. Ertesi sabahı bekleyecektim yarak yemek içiin. Heyecanla gittim. Herr zamanki gibi külotum yoktu ve geniş eteğimi belden yukarı kıvırınca mini haline getirmiştim. Sıraya girdiğimde biirazdan yine kalabalıklaşmıştı. Bu kez Hakan yoktu. Ama o dünkü arkadaşı oradaydı. Yine sikecekti galiba. Alışmıştım artıkk, yarak yaraktı.           Önce arkamda eller gezinmeye başladı. Beenim mini etek havalanmıştı bile… Götüm yine iki farklı el tarafından avuçlanıyordu. Been de ellerimi geri atarak iki yanımdaki erkeğin siklerini çıkardım. Sımsıcak yaraklar elimdeydi.           Bu kez inadına dün sikeni değil öbür yarağı götümün üzerine zorla da olsa götürdüm. Görmemiştim amma kim olursa olsun sikilecektim. Amımdan sular damlıyordu. Herrif işi biliyordu. Sikini amımda gezdirdi, başını içeri sokarcasına bastırdı.           İlk kez amıma yarak değiyordu. Siki amımın suyuyla ıslatıp götüme getirdi. Been de yardımcı oldum. O da geçirmeye başladı. Öbürü de elini önüme atıp amcığımı okşamaya başladı. Harika biir şeydi. Arkamdaki tam dibimi bulmuştu ki arkaya bakayım dedim. O da Hakanın arkadaşı idi. Ona bakarken arkasındaki Hakanla göz göze geldim. Arkama yetişmeye çalışıyordu amma yetişememişti.     Şimdi o Hakanla evliyim. Onu seviyorum. Artık fırsatları ona yaratıyorum. 

Yorum Yap