|
| |
Erkekler ve
kızlar ergenlik çağını farklı şekilde yaşarlar.
Kızlar için ergenlik karışık duygular ve huzursuzluk dönemidir. Erkekler için
ise ergenlik büyüme heyecanı ve bağımsızlığını kazanmak demektir. Aradaki bu
farklılığın nedenleri arasında toplumsal yaklaşımlar ve fiziksel değişimlerdeki
farklılıklar gösterilebilir.
Çocukluk dönemini geride bırakmak ve ergenlik çağına girmek fiziksel olarak
büyümenin ve cinsel olarak aktif olmaya başlamanın işaretidir ve toplum iki cins
arasında farklı yaklaşımlar ve davranışlar sergiler.
Kızlar
Pek çok genç kız yeni gelişmeye başlayan vücutları ve bırakmak zorunda
kaldıkları çocukluk dönemleri için karışık duygular yaşarlar, özellikle de
göğüslerinin büyümesi ve regl görmeye başlamaları kararsızlık içinde geçen bir
süreçtir. Örneğin bir çok genç kız önce regl görmeyi heyecanla beklerken, ilk
aybaşılarından sonra pişmanlık hissederler.
Diğer taraftan çocukluk dönemini bırakmak ve kadın olmaya başlamak fikri bir çok
genç kız için korkutucudur. Öyle ki ergenlik onları istemedikleri bir sürece
sürükler. Fakat neden genç kızlar ergenlik konusunda karışık duygular ve
rahatsızlık yaşarlarken erkekler daha pozitif bir süreç yaşarlar? Bu soruya iki
cevap verilebilir. Birincisi kızlar vücutları hakkında yeterince bilgiye sahip
değildir ve ikincisi ergenlik çağı kadın cinselliği ile bağdaştırılır. Bu iki
sebebin birleşimi genç kızlar için ergenlik çağını yaşanması zor bir süreç
haline getirir.
Vücut Bilgisi
Cinsellik ve değişen vücut yapısı korku ve endişe yaratır çünkü çoğu kez genç
kızlar kendi vücutları ile ilgili çok az bilgi sahibidirler. Söz konusu bilgi
iki ayrı şekilde edinilir, birincisi kişisel gözlem ve inceleme sonucu edinilen
bilgidir. İkincisi ise dış kaynaklardan edinilen akılcı, mantıklı, soyut
bilgidir. Çoğu genç kız kendi vücutları hakkında çok az kişisel bilgi sahibidir
ve yetişkinlik çağına kadar (çoğu kez yetişkinlikte bile) bu bilgiye
ulaşamazlar. Genç kızlar kendi vücutlarını incelemekten, cinselliklerini
keşfetmekten korkarlar. Cinsellik ve vücutta yaşanan değişimler konusunda ki bu
bilgisizlik genç kızların kendine güvenlerinde, cinselliğe bakış açılarında ve
ilişkilerinde negatif etkilere yol açmaktadır. Araştırmacılar regl konusunda
bilgi sahibi olmanın genç kızın nasıl bir tecrübe yaşayacağını büyük miktarda
etkilediğini ortaya koymuştur. Örneğin bilgi sahibi olmayan kızlar çoğu kez regl
olmalarını korku ve kargaşa içinde yaşarlar.
İşin daha üzücü tarafı bu genç kızların henüz daha kendi vücutlarını tanımaya
başlamadan ve ne istediklerini bilmeden cinsel tecrübe yaşamalarındadır.
Günümüzde bir çok genç kız, batı dünyasının etkisi ile (özellikle büyük
şehirlerde yaşayanlar), erken yaşta cinsel ilişkiye girmeyi doğal olarak
karşılamaya başlamışlardır.
Genç kızların küçük yaşlardan itibaren kendi vücutları (özellikle de cinsel
organları) üzerinde inceleme yapmaları yada gözlemde bulunmaları kültürel olarak
yasaklanmıştır. Bu durum kızların kendi vücutları üzerinde çok az kontrolleri
olduğu hissini uyandırır. Bir çoğu vücutlarının kontrol edilemeyen yabancı bir
varlık olduğunu ve kendilerine ihanet ettiğini düşünür. Öyle ki vücutları aniden
regl görmeye başlar. Genç kızlar bu durumun kendi vücutlarının bir parçası
olduğunu hissedemez ve vücutları ile bağlantı kurmayı başaramazlar. Bunun bir
nedeni ailelerinin ve diğer kişilerin kontrol sahibi olmalarında yatar. Örneğin
zorla jinekoloğa götürülen bir genç kızın yaşayacağı duygular gibi. Pek çok
küçük sayılabilecek nedenlerle (ailenin bilgi gizlemesi, genç kızın ne zamanlar
regl gördüğünü sürekli bilmek istemesi yada sürekli sorgulaması gibi) aileler ve
diğer büyükler genç kızların vücutları üzerinde kontrol sahibi olmaya devam
ederler ve kızların kendi vücutlarını tanımalarına imkan vermezler.
Ergenlik çağı ve kadın cinselliği
Şimdi genç kızların ergenlik çağında neden korku ve karmaşa yaşadıklarına dair
ikinci açıklamaya geldik. Bluğ çağında yaşanılan kavramlar (göğüslerin
gelişmesi, regl görmek, vücut kıllarının alınması) toplumda cinsellik ile ilgili
düşünceleri canlandırır ve genç kızlar vücutları ile ilgili duygularını,
düşüncelerini bu sosyal yapı içinde şekillendirirler.
Genel olarak kızların ergenlik çağı cinsellik ile birleştirilir. Kadın
cinselliği ise utanç, tabu, tehlike ile birleştirilir ve objeleştirilir. Bu
bağlantı genelde çocukluktan itibaren kurulmaya başlanır. Anneler, öğretmenler
yada diğer büyükler çocukların vücutları yada cinsellikleri üzerinde
konuşmalarını, kendilerine dokunmalarını yada incelemelerini yasaklarlar, bunun
korkulması yada gizlenmesi gereken bir kavram olduğunu öğretirler. Böylece genç
kızlar çocukluklarından itibaren toplumun kendi vücutlarına ve cinselliklerine
yönelik yapmış olduğu yasaklamaları öğrenirek yavaş yavaş kendilerine ve
vücutlarına aynı yaklaşımı sergilemeye başlarlar.
Regl görmeye başlamak özellikle kirlilik ve pis olmak ile nitelenir. Genç kızlar
bu kültürel yargıları arkadaşlarından, ailelerinden, kardeşlerinden,
reklamlardan yada erkeklerden öğrenirler ve vücutları hakkında ki
bilgisizliklikleri birleşince, genç kız regl olan vücudunu iğrenç olarak görmeye
başlar.
Çeşitli kısıtlamalar (yüzmeye gidememek, beyaz giyememek, sürekli kontrol etme
ihtiyacı yada evde kalma zorunluluğu vs) kendilerini mutsuz hissetmelerine yol
açar. Bu aktivitelerden uzak durmak genç kızların kendi vücutlarının negatif
özelliklerine daha çok yoğunlaşmalarına ve vücutlarından nefret etmelerine neden
olur. Sanki yanlış bir şey yapmışçasına utanç duymalarına yol açar.
Bu suçluluk ve utanç duygusunun altında toplumun ergenlik dönemini tehlikeli
bulması yatar. Özellikle genç kızların göğüslerinin gelişmeye başlaması ve
erkeklerin dikkatini çekmeleri herkesçe tehlikeli bir durum olarak görülür.
Örneğin erkekler için kızların göğüslerinin büyümesi sanki cinsel ilişkiye hazır
oldukları hissini doğurur ve bu şekilde vücutlarının objeleştirilmesi kızların
sürekli kendi vücutlarına konsantre olmalarına yol açar.
Ergenlik döneminde aileler kız ve erkek çocuklarına farklı davranmaya başlarlar.
Erkeklere daha büyük göründükleri için daha fazla özgürlük verilirken, kızlara
daha seksi göründükleri için daha az özgürlük verilir. Anne ve babalar özellikle
kızlarını erkekler ve seks ile ilgili uyarmaya başlarlar. Bu uyarılar genç
kızların kafasında erkekleri, seksi ve kendi vücutlarını korkutucu hatta
tehlikeli olarak görmeye başlamalarına yol açar. Genç kızlar çoğunlukla
ailelerinden bunun dışında başka bir bilgi alamazlar.
Kızlar günlük yaşamları içinde obje olduklarını hissetmeye başlarlar çünkü
çevrelerindeki insanlar kendilerine o şekilde davranırlar. Bunun sonucunda yavaş
yavaş kendilerini aynı şekilde görmeye başlarlar. Sonuç olarak kızlar psikolojik
olarak vücutlarını parçalara ayırarak üzerinde çalışmaya ve başarı hissini
vücutları üzerinde yaptıkları değişimler ile yaşamaya çalışırlar. Diet yaparak,
değişik kıyafetler deneyerek yada makyaj ile kendilerini iyi, başarılı ve güzel
hissetmeye çalışırlar. Geleceğe dair hedefler, başarılar yada düşünceleri
sorulduğunda çoğunlukla yanıt veremezler ve erkeklerle olan ilişkileri, dış
görünümleri gibi yüzeysel konularda konuşmaya devam ederler.
Erkekler
Ergenlik çağı erkek çocukları üzerinde de toplumsal yargılamalara yol açar.
Fakat genelde daha pozitif bir yaklaşım içindedir. Ergenlik erkekleşmekle,
büyümekle ve cinsellik ile birleştirilir, toplumsal olarak ödüllendirilir. Bluğ
çağında gönderilen bu mesajlar kızların ve erkeklerin kendilerine olan güvenini
etkiler. Erkekler fiziksel olarak ne kadar gelişirlerse o kadar takdir ve ilgi
kazandıklarını görürler dolayısıyla bluğ çağı onlar için daha pozitif bir
tecrübedir. Kızlara kıyasla erkekler bu süreçte yeteneklerinden, iradelerinden
ve vücutlarından daha memnundurlar. Ayrıca toplumsal olarak erkeklerin
cinselliği kızlarınki gibi fazla negatif yargılar taşımaz. Mastürbasyon dışında
cinsellik erkekler için, kirli, tehlikeli yada tabu değildir, aksine büyümek,
erkekleşmek ve gurur demektir.
Elbetteki erkekler de bazı değişimlerden geçer, örneğin seslerinin değişmesi,
traş olmaya başlaması, ilk boşalma, vs gibi. Fakat bunların hemen hepsi
büyümenin ve bir şeyleri başarmış olmanın getirdiği gurur duygusu ile yaşanır.
Ve çoğu kez erkekler bu süreci yaşamak için heyecanla beklerler. Aileler de bu
süreçte erkek çocuklarına daha destekleyici yaklaşır, örneğin kendi kararlarını
almalarında, istediklerini yapmalarında daha fazla özgürlük verirler, anne ve
babalar çeşitli öneriler ve yardımlar ile destek olurlar. örneğin babalar
çocuklarının traş olmasına yardım eder ve role model oluşturur.
Çoğu genç erkek vücutlarını pozitif olarak değerlendirirler ve kızlar gibi
üzerinde fazla yoğunlaşmazlar. Örneğin kendilerini tanıtmaları istendiğinde
zekalarından, nelerden hoşlandıklarından, başarılarından yada hedeflerinden,
spor aktivitelerinden bahsetmeyi tercih ederler. Öyle ki vücutları ve kendileri
arasında tam bir bütünlük hissi yaşarlar, vücutları ayrı bir varlık olarak
belirmez. Bir çok genç erkek kendilerini iyi hissedince yakışıklı göründüklerini
ve olayın sadece nasıl hissettikleri ile ilgili olduğunu düşünürken bir çok genç
kız tam tersi olarak vücutları yüzünden kendilerini kötü hissettiklerini ve dış
görünümlerinin nasıl hissettiklerini belirleyen en önemli kavram olduğunu
vurgular.
Elbetteki erkeklerinde ergenlik döneminde yaşadığı sorunlar vardır. Örneğin geç
gelişen yada fiziksel olarak küçük kalan, çocuksu görünen erkekler arkadaş
gurupları içinde alay konusu olmaktan kaçamazlar. Fakat bu her zaman kesin bir
gerçek değildir, öyle ki kısa boylu yada bebeksi görünen pek çok erkek sporda
yada farklı alanlarda gösterdikleri başarılar ile arkadaşları arasında saygı
kazanmış ve kendilerine güven duyarak ergenlik çağını olumlu bir şekilde
geçirmeyi başarabilir. Burda önemli olan nokta erkeklerin kendilerini bir konuda
başarılı olarak gösterebilmelerinde yatar.
Sonuç olarak genç kızlar ve erkekler ergenlik çağını farklı yaşar ve maalesef bu
süreç özellikle kızlar için kirlilik, tehlike, utanç ve huzursuz bir süreç
olarak yaşanırken erkekler toplumsal ve ailesel destek sonucunda çok daha
pozitif bir şekilde atlatırlar.
| |
|