|
| |
‘Eşcinsellik
tercih değil doğal bir eğilimdir’
Eşcinseller, "Sahnede alkışlanıp, sokakta taşlandığımız bir toplumda yaşıyoruz"
diyor... Pek çok kişi homoseksüellere ‘hastalıklı’ gözüyle bakıyor, kimi
korkuyor, kimi baskı yapıyor... Uzmanlarsa gerçeği ortaya koyuyor: "Cinsel
yönelim, kişinin kendisinin seçip değiştirebileceği bir durum değil"
ELİF KORAP
Eşcinsellik... Yüzyıllardır hayatın tam ortasında varlığını koruyan ancak yeni
yeni kabullenilmeye başlanan olgu...
Eşcinselliğin algılanışı ve yaşanışı, her ülke ve toplumda farklı... Türkiye’de
‘eşcinsel’ denince çoğu kişinin aklına E - 5’te görülen travestiler, ağır
makyajlı şarkıcılar, kırıtarak yürüyen, daha kadınsı giyinip konuşan dar
blucinli genç erkekler geliyor... Çoğu insan eşcinsellerin gittikleri barlara
uğramaktan çekiniyor, aileler çocuklarının onlarla arkadaş olmasını pek
istemiyor. Öte yandan aynı toplumun bireyleri eşcinsel şarkıcıları ayakta
alkışlıyor...
‘Tedavilik bir şey değil’
Peki kimdir eşcinsel, ne yapar, neden insanlar kaçar ondan? Travesti ve
eşcinselin farkı nedir? Bu bir hastalık mıdır? Çoğumuz eşcinselleri tanımıyoruz
ve tanımadığımız bir şeyden korkuyoruz... Bu sefer onlara sorduk; "Kimsiniz? Ne
iş yaparsınız? Eşcinsel olmak ne demek? Beklentiniz nedir?" dedik. Gay’lerle,
travestilerle, lezbiyenlerle ve onların aileleriyle konuştuk. Ne
hissettiklerini, yaşadıklarını, öykülerini kendilerinden dinledik. Hukukçuların,
psikiyatristlerin eşcinsel kimliğe bakışını araştırdık....
Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) Başkanı Psikiyatrist Dr.
Nesrin Yetkin, eşcinselliğin psikiyatrik hastalık sınıflamalarından 20 yıl önce
çıkarıldığını belirtiyor şöyle diyor: "Eşcinsellik üç çeşit cinsel yönelimden
biridir. Eşcinsel yönelimi değiştirmeye yönelik herhangi bir tedavi girişimi,
etik değildir. Zaten başarılı olma şansı da yoktur."
Ergenlikte fark ediliyor
Kişilerin, eşcinsel olduklarını genel olarak ergenlik döneminde fark ettiklerini
kaydeden Yetkin, bazı eşcinsellerin, toplumdaki ‘homofobi’ nedeniyle
yönelimlerini bir süre reddettiklerini, kendilerini karşı cinse ilgi duymaya
zorladıklarını anlatıyor.
Dr. Nesrin Yetkin, bir heteroseksüelin bir eşcinselle arkadaşlık etmesinin, ruh
sağlığını etkilemeyeceğini belirterek şunları söylüyor: "Cinsel yönelim asla
görme veya örnek alma ile oluşmaz, değiştirilemez. Cinsel yönelim aile içinden
örnek alma ile oluşsaydı, kimse eşcinsel olamazdı."
‘Kendinizi gizlemeyin’
Toplumda pek çok kişinin, hatta eşcinsellerin bile eşcinselleri dışladığını
belirten Dr. Yetkin şöyle konuşuyor: "Toplumda azınlıkta kalan daima dışlanır.
Önyargılar da bunu etkiler. Sosyal konumları iyi olan eşcinsellerin kendilerini
gizlemekten vazgeçmeleri olumlu olacaktır. Ön yargıların değiştirilmesinde
medyanın tartışılmaz rolü var. Bu konu medyada ne kadar konuşulur, tartışılırsa
yanlış bilgilerin düzelmesi de o kadar kolaylaşır"
Çocuğunuz eşcinselse...
Dr. Nesrin Yetkin, çocuğunun eşcinsel olduğunu öğrenen ailelere şu önerilerde
bulunuyor:
• Cinsel yönelim kişinin kendisinin de ailesinin de seçebileceği ya da
değiştirebileceği bir durum değil. Suçluluk, pişmanlık gibi duygulara
kapılmamalı, bunu çocuklarına yansıtmamalılar.
• Profesyonel yardım alabilirler.
• Dünyanın sonu gelmiş, çocukları korkunç bir suç işlemiş ya da yüz kızartıcı
bir durum varmış gibi davranmamalılar.
• Kendini suçlu hisseden çocuğa dünyada tek eşcinselin kendisi olmadığı
söylenmeli.
• Cinsel yönelimi ne olursa olsun, çocuklara sevgi gösterilmeli ve destek
olunmalı.
• Çocuğun toplumla ilişki kurmasına çalışılmalı.
• Kişi ailesi tarafından evlendirilmeye ya da ilişkiye zorlanmamalı.
Ne, nedir?
• Eşcinsel: Kendi cinsine ilgi duyan kişi.
• Biseksüel: Her iki cinse de ilgi duyan kişi.
• Heteroseksüel: Karşı cinse ilgi duyan kişi.
• Lezbiyen: Kadınlara ilgi duyan kadın.
• Gay: Eşcinsel erkek.
• Travesti: Karşı cinsin giysilerini giymekten hoşlanan kişi. (Türkiye’de
transeksüel anlamında da kullanılıyor.)
• Transeksüel: Kendi biyolojik cinsiyetinden memnun olmayıp karşı cinse geçmek
isteyen ya da geçmiş kişi.
• Homofobi: Eşcinsellere yönelik kaygı, korkuya da nefret.
‘Tek seçenek fuhuş’
ÖDP’den milletvekili adayı olan Demet Demir, 40 yaşında bir transeksüel...
Sorunlarını dile getirme şansını ‘kapmış’ ama hayat yine de kolaylaşmamış
Ne zaman ameliyat oldunuz?
Altı yıl oldu.
Para karşılığı cinsel ilişkiye neden başladınız?
Bir matbaada çalışırken 16-17 yaşlarında tacize uğradım, işten ayrılmak zorunda
kaldım. Hep aynı şekilde devam etti. Türkiye’de kimliğini açıklıyorsan, kendini
belli ediyorsan işinden oluyorsun. Tek seçenek fuhuş. 20 yıla yakın süre fuhuş
yapmak zorunda kaldım. Adam akşam seninle yatıyor, sabah hor görüyor. Sahnedeki
travestileri, transeksüelleri, eşcinselleri alkışlıyor, sokakta gördüklerini
taşlıyor. İnsanlar iş verse pek çoğumuz fuhuş yapmayı tercih etmez.
Hâlâ para karşılığı ilişkiye giriyor musunuz?
Zaman zaman. Yıllardır cinsel haklar mücadelesi veriyorum. İnsan Hakları Derneği
üyesiyim. İki yıl önceki seçimlerde ÖDP’den milletvekili adaylığımı koydum.
Amerika’da insan hakları ödülü aldım, ama para kazanamadım, hedef haline geldim.
Transeksüel olmanın bedeli nedir?
Polisler ve halk tarafından çok tacize uğradım. Karakola düştüğün zaman rüşvet
vermek ya da cinsel ilişkide bulunmak zorunda kaldım. Hakarete uğradım. 1983’de
üç kez falakaya yattım. Günlerce nezarette kaldım. En büyük şiddeti bize
polisler gösteriyor. Bu ayın 19’unda Hortum Süleyman’la mahkememiz vardı.
Duygusal ilişkileriniz oldu mu?
Bugüne dek 4 sevgilim oldu. İkisiyle gerçek aşkı paylaştım. Diğerleri sömürmek
amacıyla, para kazanmak için benimleydiler. Aslında bizler aşka, sevgiye çok
önem veriyoruz, çünkü kolay bulamıyoruz aşkı.
Gelecekten beklentiniz nedir?
İsteğimiz, farklı bir cinsel kimlikte olduğumuz için şiddete, ayrımcılığa
uğramamak. Heteroseksüellerin sahip olduğu tüm haklardan yararlanmak. İnsanların
özgürleşmesi. Eşitliğin sağlanması.
Rumuz: Nietsche, 28, yazar
‘Türkiye, gizli eşcinsellerle dolu ama...’
"Evli, 4 çocuğu olan bir eşcinselle 7 yıl süren bir aşk yaşadım. Dindar biri.
Eşi türbanlı. Ait olduğu çevre onu, asıl kimliğini saklamaya itiyor ne yazık ki.
Karısına, yıllarca hafta sonları İstanbul’a arkadaşlarını ziyarete geldiğini
söyledi. Belli bir süre sonra yaşım da ilerlediği için artık ona tamamen sahip
olmak istedim. Benimle kalmasını bekliyordum. Bir tercih yapmak zorunda kaldı ve
ailesini seçti. Bunu yapmak zorundaydı. Çocukları ve karısıyla tanıştım, ama
tabii bir iş arkadaşı olarak. Eşcinsel kimliğimle değil. Türkiye’de gizli
eşcinseller var. Eşleriyle aralarındaki ilişki çok gelenekçi bir yapıdan
kaynaklanıyor. Türkiye’de öyle bir baskı var ki, pek çok kişi eşcinsel olduğu
halde bir karşı cinsle ilişki kurup evleniyor, ama mutsuz olup yıllar sonra
büyük sorunlar yaşıyor."
‘Eşcinsel olduğum için kovuldum’
Umut Koray, 28’inde bir mimar. İlk önceleri durumunu kendi de kabullenememiş,
tedavi bile olmuş; ikiyüzlü insanlardan dertli...
Eşcinselliğinizi nasıl fark ettiniz?
13 yaşlarındaydım. Erkeklere ilgi duyuyordum. Uzun süre kendimle savaştım.
Doktora gittim, tedavi oldum. Ama değişen bir şey olmadığını gördüm. 20 yaşında
bunu kabullendim. Ailem başta bana toz konduramadı, ama sonunda kabullendi.
Cinsel yöneliminizi açıkladığınız için tacize uğruyor musunuz?
Evet. Tecavüz ya da taciz olayı nedeniyle eşcinsel olmadım ama, çok yakın bir
arkadaşıma biseksüel olduğumu söylediğim için (o zaman böyle düşünüyordum),
zorla cinsel ilişkiye girdim. İnsanlar iki yüzlü. Dört beş kişi olduklarında
sokakta sizinle dalga geçerler, ama tek başınıza kaldığınızda sizi cinsel obje
olarak görürler.
İş hayatınızda sıkıntı yaşadınız mı?
Evet. İzmir’de mimarlık yapıyordum. Üç yıl önce, eşcinsel olduğumu öğrenince
beni kovdular. Hiçbir yasal başvuru yapamadım, çünkü yasa beni yok sayıyor.
| |
|