|
| |
Gebelik ve Doğum >>>
Gebelikte
Cinsel Yaşam
Bu dönem çiftin bütün düşüncelerini
doğacak bebek üzerinde yoğunlaştırdıkları bir dönem olmaktan çok çiftin
birbirleriyle olan ilişkilerini olgunlaştırdıkları bir dönemdir. Bazı kadınlar
bu dönemde cinsel ilişkiye çok aşırı bir düşkünlük gösterirler. Bazıları da
kocalarına karşı soğuk ve isteksiz olurlar. Erkek cinsel organıyla bebeğe hiçbir
zarar veremez. Gebelik döneminde cinsel ilişki zarar vermek bir yana kadının
rahatlamasına yardım eder. Gebelik sevişmede değişik pozisyonları denemek için
en uygun dönemdir. Ek yastıklar büyük ölçüde yardımcı olabilir. Bedenin
bozulduğu duygusuna kapılan kadına eşi yardımcı olmalıdır. En önemlisi erkek
kadına çok çekici olduğu ve istendiği duygusunu vermelidir. Bunu karısını yemeğe
çıkararak, ufak defek armağanlar alarak verebilir. Kadındaki gebelik döneminde
ortaya çıkan cinsel ilişkiye girme isteksizliği gebelikten sonra da devam ederse
bir psikoloğa vakit geçirmeden gitmek gereklidir. Bazen de erkek gebelik
süresinde eşi ile cinsel ilişkiye girmekte zorlanabilir. Böyle bir durumda bir
psikologa gitmek doğru olacaktır. Düşük tehlikesi varsa bu dönem doktor
tarafından bildirilir. Genel olarak bu tehlike ilk üç ayda biter. Gebelik
döneminde bir çok çift cinsel ilişkide bulunmaktan büyük zevk alırlar. Gebeliğin
herhangi bir anında sevişmeye ara vermeleri konusunda kesin kurarlar yoktur. Her
çiftin kendi kurallarını koyması ve hayatın tadını çıkarmaları en iyi yoldur.
Toplumumuzda cinsellik çok açık ulu orta
konuşulan bir konu değildir. Cinsellik üzerine konuşma ve tartışma günümüzde
hala tabular arasındadır. Bir kısım kadın bu konuyu doktoruna açmaktan
kaçınırken, bazen de doktorlar bu konuyu hastası ile açıkça konuşmaktan kaçınır.
Bu iletişim kopukluğundan çiftler gebelikte seksten uzak durmaları gerektiği
mesajını çıkarırlar yada halk arasındaki inançlara göre davranırlar.
Halk arasında ilk üç aydaki cinsel ilişkinin
düşük ile sonuçlanacağı inancı yaygındır. En fazla gebelik kaybının ilk üç ayda
olduğu bir gerçektir ama bunun nedeni, cinsel ilişki değil, genetik bozukluklara
bağlı (anomalili-normal olmayan) gebeliklerin doğa tarafından istenmemesi sonucu
kendiliğinden düşük olmaktadır.
Gebeler cinsel istek artışına rağmen cinsel
ilişkinin rahim ağzının açılmasını kolaylaştıracağı ve erken doğuma neden
olacağı,damarların açılıp kanayacağı, erkek cinsel organının bebeğin başına
zarar vereceği gibi asılsız, rahatsız edici düşünce ve inanışlara kapılıp
cinsellikten uzak dururlar. Her ne kadar orgazm(boşalma) oksitosin (rahim kasını
kasıcı madde) salgılanmasına neden olup rahim kasılmalarına yol açsa da bunlar
doğumu başlatmaz, erken doğuma neden olmaz. Cinsel ilişki bebeğe (fetusa) zarar
vermez, erkek cinsel organının bebekle fiziksel olarak teması yoktur. Anne
karnındaki bebek rahim kasları, içinde bulunduğu gebelik kesesi ve kese içindeki
sıvı ile darbelere karşı koruma altındadır. Rahim ağzı kanalındaki(servikal
kanal) salgıların koyulaşması ile oluşan tıkaç bakterilerin ve semenin(sperm)
rahim içine girmesini engelleyen bir bariyer oluşturur. Cinselliğe engel
oluşturacak tıbbi problemler olmadıkça gebelik süresince hatta son güne kadar
cinsel ilişki yasak değildir. Gebeler cinsel ilişkinin zararlı olabileceği
koşulları kendi kendine değerlendirebilecek bilgi donanımından yoksun oldukları
için bu konuda kadınlar en sağlıklı bilgileri kadın doğum uzmanlarından
alabilirler.
Belirtilen
şartlar haricinde gebelere cinsel ilişki yasak değildir.
- Gebelik kesesinin
erken açıldığı, suları erken geldiği durumlar
- Vajinal kanama
- Geçirilmiş
gebeliklerde erken doğum tehdidi öyküsü ve şimdiki gebelikte erken doğum
tehdidi
- Partnerin cinsel
yolla bulaşan hastalık taşıyıcısı olması
- Plasenta previa
(çocuğun eşinin önde olması ve rahim ağzı kanalını kapattığı durumlar)
- Çoğul gebelikte
gebeliğin son aylarında
- Kadın doğum
uzmanınızca cinselliğe yasak getirilen diğer durumlar
Gebelik süresince
kadında fiziksel, fizyolojik değişiklikler olur. Gebe bir kadında üretilen
progesteron hormonu gebe olmayan bir kadına oranla on kez daha fazladır. Gebe
bir kadında bir günde üretilen östrojen miktarı gebe olmayan bir kadının
yumurtalıklarının üç yılda ürettiği miktara eşittir. Gebelik süresince üretilen
toplam östrojen miktarı gebe olmayan bir kadında ancak 150 yılda
üretilebilmektedir. Bu hormonlar gebeliğin başında yumurtalıklar tarafından
salgılanırlar daha ileri haftalarda bu üretimi plasenta(eş) üstlenir. Gebenin
kanında dolaşan yüksek seviyedeki progesteron ve östrojen hormonları yumuşak
düzgün bir tene, parlak saçlara ve gebenin kendini iyi hissetmesine neden olduğu
gibi memelerdeki ve cinsel organlardaki değişikliklerle gebeler cinsel ilişkiye
daha hassas ve duyarlı hale gelir. Gebelikte seksin daha heyecan verici, daha
doyurucu olduğu, hatta aynı seansta birden fazla orgazm gebeler tarafından
bildirilmektedir.
Hatta gebelerin çoğu gebelikten önceki dönemde
almadıkları kadar cinsel ilişkiden keyif alma eğilimindedirler. Bu gebeden gebe
ye değişebildiği gibi, gebelik süresince aynı gebede de değişkenlikler
gösterebilir.
İlk üç aylarda genelde halsizlik, uykuya meyil,
bulantı kusma gibi gebeliğin erken belirtilerinin etkisi ile tipik olarak
gebelerde cinselliğe ilgi azalma olur. İkinci üç ayda cinselliğe ilgi artarken,
son üç ayda cinsel haz kalitesinin artmasına rağmen ileri derecede büyümüş bir
karınla hareket kısıtlılığı ve daha evvel bahsettiğimiz korku ve endişeler ile
gebelerin olaya tam konsantre olamamaları cinsel ilgide azalmaya neden olur.
Sağlıklı bir gebelikte doğuma kadar olan sürede
cinsel ilşkiyi engelliyecek her hangi bir neden yoktur. Normal bir gebelikte
orgazm ile birlikte görülen rahim kasılmalarının hiçbir zararı ve tehlikesi
yoktur. Aksine bu kasılmalar normal doğum için rahim kasının hazırlanmasına
yardım eder ve doğum için pelvis kaslarının yeteri derecede güçlü ve dayanıklı
olmasını da sağlar.
İyi bir cinsel birliktelik çiftlerin bir
birlerine daha yakınlaşmasını sağlayıp;gebenin
duygusal, alıngan, kırılgan mizacı nedeni ile olası problemlerin çözümünde
çiftlerin daha toleranslı olmasını sağlıyacağı gibi, anne ve babalığın ilk
günlerdeki problemlerin çözümünüde kolaylaştıracaktır.
| |
|