www.cinselkonular.com
Cinsel Sağlık,Evlilik,Cinsel Sorunlar,Cinsel Hastalıklar..........
Sağlıklı bir birliktelik ve evlilik için elbette bilinçli bir cinsel yaşantı gerekir..
Sitemizde cinsellikle ilgili aradığınız pek çok bilgi bulunmaktadır..

 Giriş Sayfam Yap               Sık Kullanılanlara Ekle

AnasayfaCinsel AnatomiCinsel SağlıkCinsel HastalıklarCinsel SorunlarCinsel MutlulukGebelik-Doğum

 

En Çok Okunanlar
   Cinsellik Ve Burçlar
   İlk Gece Pozisyonları
   İlk Gece Korkusu
   Evlilikte Cinsel Soğukluk
   Seksten Soğutan Sebepler
   Seks Pozisyonları
   Stres ve İktidarsızlık
   Gerdek Gecesi
   Kızlık Zarı
   Cinsel IQ
   Eşcinselik Eğilimi
   10 Adımda Daha İyi Sex
   Erken Boşalmayı Önlemek
   Kişiliğiniz ve Cinsellik
   Evlilik Öncesi Bilinmesi Gerekenler
   Orgazm
   Cinsel İlişki Şekillerinin Riskleri
   Cinsel Uyarıcı Maddeler
   Garip Seks Yasaları
   Ergenlik Çağı
   Cinsellikte Güven Şart
   Çocuklar ve Cinsellik
   Cinsellik Hakkında Yanlış Bilinenler
   Tabular ve Cinsellik
   Cinsel Sorunlarınızı Önemseyin
   Yaşlılıkta Seks
   Cinsel Sözlük

 

Stres, iktidarsızlığı tetikliyor


Kişinin sosyal yaşamındaki bozulmalar ve yoğun stres, cinsel hayattaki konsantrasyonu engelliyor... Ancak psikolojik nedenli iktidarsızlık terapiyle kısa sürede yok edilebiliyor...

Ayşegül Aydoğan

Tıp dilinde ‘erektil disfonksiyon’ (ED) olarak adlandırılan sertleşme sorununun ortaya çıkmasında, organik nedenler kadar psikolojik faktörler de etkili. ED yani iktidarsızlık nedenlerinin yüzde 70’inin organik, yüzde 30’unun ise psikolojik olduğu belirtiliyor.
Psikiyatrist Dr. Aytül Gürbüz’e göre kişinin sosyal yaşamındaki bozulmalar (mesleği, çevresi ve parasal durumu gibi), cinsellik üzerine konsantrasyonu engelliyor. Depresyon ve aşırı heyecan nedeniyle de her yaşta ED meydana gelebiliyor. Hamile bırakma ve AIDS gibi hastalıkları kapma korkusu, evlilik dışı ilişkilerin doğurduğu stres ve aşırı heyecan iktidarsızlığın diğer önemli psikolojik nedenlerinden... Türk erkeklerine özgü bir neden ise cinsel bilgilerin yanlış veya eksik olması.

İşte iktidarı bozanlar!
İktidarsızlığa neden olan en önemli etken ise ‘stres’. ED, en çok stresli mesleklerde ya da aşırı çalışanları tehdit ediyor. ED’nin yaşam kalitesini etkilediğini, erkekte kendine güveni azalttığını anlatan Gürbüz, bu konudaki sorularımızı şöyle yanıtlıyor...

İktidarsızlığın psikolojik yönü nedir?
ED ile psikolojik faktörler iç içe. Cinsel birleşme çok fazla konsantrasyon gerektiriyor. İstek olması, karşıdaki partneri beğenip beğenmemek, ona karşı cinsel arzu duyup duymamak, kişinin o anki ruhsal durumu gibi bazı psikolojik faktörler o kişide bir sertleşme olup olmasında, cinsel aktiviteyi başlatma ve sürdürebilmesinde etkin rol oynar. Özellikle beğeni çok önemli. Her erkek her kadına cinsel arzu duymuyor. Uzun ilişkilerde partnere ilgi azalıyor.

Erkeği olumsuz etkileyen faktörler neler?
En yaygın etken cinsel bilginin yanlış ya da eksik olması. Çocuklara hiç bilgi verilmemesi, cinsellikle ilgili her şeyin ‘ayıp ya da günah’ sayılması, bilgisizliğe ya da ‘yanlış mit’ dediğimiz aslı olmayan bilgilere sahip olmasına neden oluyor. Ayrıca AIDS gibi bir hastalık kapma, daha önce geçirilen kalp krizini yeniden geçirme, reddedilme, ereksiyon probleminin tekrarlayacağı gibi korkular da psikolojik nedenler arasında. Bir kereye mahsus bu durumu yaşaması yorgunluğa, uykusuzluğa, stresli ya da alkol almış olmasına bağlıdır. Hastalık olarak değerlendirilmez.
Birleşmenin hemen öncesinde "sertleşme olacak mı?" kaygısı sorunun çözümünü engellemekle kalmıyor. Giderek erkeği cinsel ilişkiden vazgeçmeye, soğumaya, cinsel isteksizliğe kadar götürüyor. Stres, aşırı çalışma, depresyon gibi başka bir psikiyatrik hastalığın bulunması problemin ortaya çıkmasına sebep oluyor.

Hafta içi performans kötü!
Depresyon ile iktidarsızlığın ilişkisi nedir?
İktidarsızlığa bağlı depresyon gelişebiliyor. Ya da depresyon, doğrusu kullanılan antidepresanlara bağlı iktidarsızlık oluşabiliyor. Önce depresyon tedavi ediliyor. ED yapmayan ilaçlar kullanılıyor.

Stres ve aşırı çalışmanın rolü nedir?
Stresli mesleklerde çalışanlar risk altında. Bütün hastalar "Haftaiçi o kadar yorgun geliyoruz ki bir de onu yapacak halimiz kalmıyor" diyor. Cinsellik artık sadece tatilde, hafta sonunda yapılacak bir şey gibi görülmeye başladı. Hafta içi cinsel hayatları hiç yok, hafta sonu bir iki kez gibi. Hafta içi cinsellik kötü.

Sorun, terapiyle çözülüyor
Son yıllara özgü mü bu?
Ekonomik kriz arttıkça insanlar daha fazla çalışmak zorunda kaldı. İnsanların ya iş saatleri uzun ya da ikinci bir işte çalışıyor. Çalıştıkça da hem onun stresi, hem çalışma saatlerinin uzun olması yorgunluğa, dolayısıyla cinselliğe ayrılan beyin gücü, zaman, beden enerjisi azalıyor. Günün içinde aklına bile getirmiyor. Bir de deprem çok etkiledi cinsel hayatı. Bütün aile bireyleri çadır ya da prefabrikte aynı ortamda yaşamaya başladı. Cinsel hayat ikinci plana düştü, uzun süre yaşanmadı, bu kişiler cinsel bozukluklarla bize başvurdu.

Nedenin psikolojik olup olmadığını nasıl anlıyorsunuz?
Cinsel öykü alıyoruz, sorular soruyoruz. Örneğin şu soruları yöneltiyoruz: "Sertleşme cinsel etkinliğin başında mı oluyor? Oluştuktan sonra istek ve uyarılma devam ederken kayboluyor mu? Kaybolduğunda yeniden oluşuyor mu? Cinsel birleşmeye kadar ereksiyon sürüyor mu? Boşalma sırasında sertleşme oluyor mu? Sertleşme kayboluyorsa boşalma oluyor mu?
Eğer iktidarsızlık birdenbire başlıyorsa, zaman içinde değişkenlik gösteriyorsa -birkaç gün iyi, birkaç gün kötü gibi bunu öğreniyoruz. Süresi ya da tatil gibi farklı ortamlarda değişiklik oluyorsa bu önemli... Eğer sabah ereksiyonu varsa nedeni psikolojiktir, yoksa organik bir neden aranmalıdır.

Kadının hangi tavırları etkiliyor?
Kadın ve erkekteki en büyük problemlerden biri cinsel organlarını tanımamaları. Kadın eşinin cinsel organına bakamıyor, dokunamıyor, tiksiniyor. Özellikle meniden tiksinme, rahatsız olma var. Bedenleri karşılıklı kabulleniş olmayınca erkek kendine güvenini yitiriyor. Erkek bunu kötü yaşıyor, kendini aşağılanmış hissediyor.

Terapide neler yapılıyor?
Terapide çiftleri birlikte alıyoruz. Sorunun çözülmesini hızlandırıyor, çiftlerin aralarındaki iletişimi arttırıyor. Öncelikle çiftlerin cinseliğini bir bedensel haz olarak yaşanması bunu sınav gibi görmemesi, cinsel ilişkiyi birleşme ve orgazmdan ibaret değil duyusal ve bedensel hazzın paylaşılması olarak görmesi için uğraşıyoruz. Kaç yıllık evli olursa olsunlar, cinsellikle ilgili hiçbir şey konuşmuyorlar. Eşine nelerden hoşlandığını ya da hoşlanmadığını söylemiyor, ön sevişmeye önem vermiyorlar. Kadın eşine yük olacağını, onun zamanını aldığını düşünüyor. Erkek iktidarsızlığı dünyası yıkılmışcasına yaşıyor. Kadına sorduğumuzda ise "Benim için o kadar önemli değil" diyor. Erkeği hem şaşırtıyor hem de rahatlatıyor bu cevap.


İktidarı güçlendiren ev ödevleri!
Psikiyatrist Dr. Aytül Gürbüz, iktidarsızlık sorunuyla kendilerine gelen çiftlere bazı ev ödevleri veriyor... Gürbüz’ün iktidarsızlığa karşı ‘yapılması gerekenler listesi’ şöyle:

• Birbirinize hoş davranın,
• Sık sık kavga etmeyin,
• Ayrı kalmanıza neden olacak uzun süreli seyahatlarden kaçının,
• Bir süre evde yatılı misafir kabul etmeyin,
• Birbirinize dokunun,
• İyi bir cinsellik için ereksiyon ve cinsel birleşmenin zorunlu olmadığını, ön sevişmenin önemli olduğu bilin,
• Çiftler temizliğe önem vermeli, her ikisi de duş alıp yatağa girmeli,
• Ev ortamının uygun olması şart.
• Bu aşamada kadınlara da pek çok görev düşüyor: Daha sabırlı ve anlayışlı olması, eşini aşağılamaması, terslememesi, alay etmemesi gibi... "Üzülme tekrar deneriz" gibi sakinleştirici bir rol oynaması lazım. Destekleyici, yanında yer alan bir rolü olmalı. Kadınların eşlerinin gözünde çekiciliklerini arttırması gerekli...


Erkeği iktidarsızlığa iten yanlış bilgiler
Erkek cinsel ilişkiyi her zaman ister ve her zaman hazırdır; yanlış!
Bu inanış hem kadının, hem de erkeğin böyle bir beklentiye girmesine neden oluyor. Cinsel eylem, başarmak zorunda olunan sınav gibi görülüyor.

Erkek cinsel ilişkinin sorumluluğunu üstlenmek ve yönetmek zorundadır; yanlış!
‘İlişkiyi hep erkek başlatacak, idare edecek’ görüşü kadını pasif yapıyor. ‘Erkek aktif olmalı’ düşüncesi pek çok soruna neden oluyor... Kadın başlattığı zaman 'kötü kadın’ gibi algılanıyor.

Sevişme cinsel birleşmedir, onun dışındakiler önemli değildir; yanlış!
Sevişmek mekanik bir şey değildir... Dokunmak, okşamak, öpücükler çok önemlidir.

Erkeğin penisi sertleştiğinde en yakın zamanda boşalmak zorundadır; bu da yanlış!
Birleşmeyi uzatmak, devam ettirmek, cinsel hazzı arttırmak gibi bir şey kabul edilmiyor. Ama gerçek olan bunlar.

Tüm cinsel yakınlaşmalar cinsel birleşmeyle sonuçlanmak zorundadır; yanlış!
Çiftler yakınlaşmalar sonuçta rahatlar, dokunmaların sonunda sarılarak uyumak da büyük mutluluk verebilir.

Erkekler bazı duygularını belli etmemelidir; doğru değil...
Sevişmek cinsel organda sertleşmeyi gerektirir; yanlış.
(Özellikle ED’de çok önemli. ED geliştikten sonra problemin sürmesinde çok etken.)

Erkeğin sertleşmemesi eşini çekici bulmadığı anlamına gelir; doğru değil...
Erkek ya da kadın sevişmeye "Hayır" diyemez; yanlış.

 

Cinsel Anotomi      Cinsel Sağlık      Cinsel Sorunlar      Cinsel Hastalıklar      Cinsel Mutluluk  
    Gebelik ve Doğum        Uyarı       Reklam Servisi         İletişim